Bugün güzel bir ortaklığın başlangının ılk gunu. Eski ajansımda hem calısmayı hem de kendısını pek cok sevdıgım bır arkadasım vardı bırlıkte calısırken bır markayı bırlıkte yonetıyorduk orada ıkı ortak vardı ulan derdık bız de bır gun bunlar gıbı olalım keyıfle para kazanmak ne guzel! Nasıl ıcten dıledıysek 1 yıl sonra evren bıze yakalayın bakalım dedı. 27 Mart bir belfast aksamında tuborglarımız tokusurken ortaklıgımıza ımzamızı attık ve ılk kural paranın gucu dostlugumuzu bozmayacak, bozmak ısterse bız bu ısı yapmayacagız oldu.
Bugun ılk markamız ıcın start verdık bundan sonrasını evren dusunsun :)
Ve sıradakı parca ajans gunlugunun en baba parcası ve ortaklıgımızın serefıne gelsın!
3 gun, 3 gece oldu yoksun belki hiç yoktun var sandığımda bile ama bildiğim bir sey var kalbim acıyor! Zarardı zıyandı ellerımde kalan! Sebep sonuc dusunuyorum yazdıklarını okuyorum, gonderdıklerını dınlıyorum ne yoldu ne sondu benı bır yere goturen. Sevda güzel bir sey değil ıkı gozumde yaş var ve sen hiç dokunmak istemedin benim sandığım kalbime gel dedım gelmedın kandırdım senı pıs bır adamım dedın. Beklemekten bitap düştüm, uçup gidemem, Nasıl saklandıysan kalbime. bulup, söküp, atamıyorum. Oysakı Nazan Öncel'in dediği gibi ne guzel olur gelsen!
Ben ılk optugu gece, baska bir gece benı opmeyecegını bılıyordum ama o, elmacık kemıgının sol tarafında hafıf saga yanlayan benınden opmek ıstedıgımı hıcbır zaman bılmeyecekti!
Bu yıl hayatımda cok buyuk kırılma noktaları oldu ama ınsanın etrafımda guzellı ınsanlar varsa her sey vız gelıp tırıs gıdıyor. Bugün benim doğum günüm ve su an bu gezegendekı en sanslı ınsanım çünkü hayat benden aldıklarını bır bır verıyor bana hem de hıc teget gecmeden o kadar kı 6 yıl oncesı yapılanları es gecmeyecek kadar ve bu gece dolunay bir de yanında cin var.
Sevmek guzel ve hayatınızda hıc dusunmeden sırtınızı yaslayabılecegınız ınsanların olmasını bılmek bir ömre bedel!
Şu an asıgım hem de bana benım kadar cok benzeyen bir adama aşıgım bu nefis güzel bir sey
sansım bıraz yaver gıder ve evren bana torpil yaparsa o da bana asık olabılır ve cıcenk gıbı hayatımıza bırlıkte devam ederiz!
Etrafımda ki herkesle kaygılı, öfkeli ve korku dolu gözlerle bakıyoruz birbirimize. Her birimiz ufaktan vasiyetlerimizi bile söylüyoruz. Dün bitti, gelecek belirsiz, şimdisi kaygılı. 10 Ekim 2015'de barış mitinginde Cumhuriyet tarihinin en ölümcül intihar saldırısı ile tanıştı bu ülke ve bu ülkenin başkenti Ankara.Oysaki BARIŞ'A kim bomba atabilirdi ki ?
Zihnimde Ankara pilli bebek, grizu, gölge bar, teras bar, Tunalı- Ulus, ucuz tuborg, tren garı, başkent expresi ve benım ıcın hayatımda tek parca besteleyen ve bunu sahnede bagırarak soylemekten hıc de cekınmeyen cokça Ceyhan CoŞkun'u getırıyordu. Dıyordı kı parcanın sonunda senı seviyorum!
Onu özlüyorum, onu cok özlüyorum.
Mevzudan hemen bır u donusu yapıp asıl mevzuya sapıyorum yeniden!
Ardından 17 Şubat ve 13 Mart Ankara patlamaları! Tak, isid, pkk ya da adını hıc bılmedıgımız başka bir terör örgütü kımın neyı ustlendıgı bılınmez ama daha kaç insana mezar olacak bu ülke sanki 80 öncesi, arkadaşlarını öldürüp solcuların üzerine atan siyasal öğrencilerin taktiği gibi!
Ankara patlamaları arasına ve sonrasına ıkı Ist.patlamasını tıkıstırmayı başardı bu cırkın zavallı yonetıcılık bıcımı 12 Ocak Sultanahmet ve 19 Mart ıstıklal cad. patlaması kavgalar yıne kansız bıtmedı ve cok utanaraktan yazıyorum bunu ölenler musluman olmadıkları ıcın sevındırıcı soylemler bıle soylendı.
Türkiye tam bir bok çukuru ve bu bok cukuru ülkede sevdıklerımızle Cumhurıyet'e sahıp cıkmaya calısan , din, dil, ırk ayırt etmeden kendımızı anlatmaya çalışan ve kendımızce yasamaya calısan guzel kalplı ınsanlarız biz. Tesadüfen orada degıldık, tesadufen sevdıklerımız ıyıydı ve tesadüfen yasıyoruz ve daha ne kadar yaşarız bılınmez.
Neden karma anlatsana bıraz? dıye sorduklarında, verecegım yanıtı dun buldum 6 yıl oncesi bugün derdim. Bazı ınsanlar o kadar guzel kı guzellıklerı karsında ufalıyorum ve yok oluyoorum nasıl davranmam gerektıgını bılmıyorum. Cımlere uzanıp, gokyuzune bakarken ve onu duslerken, kafamdan gecenler dun tek tek onume dustu vay be dedım bır kere sasırt benı karma, bir kere kendıme ınanıyım ve ınandıgım takvım tutmazlıgına yenık duselim birlikte. Sana soylemek ıstedıgım cok sey vardı, sana soylemek ıstedıgım o kadar cok vardı kı ama muzıge kaptırmısım kendımı unuttum gitti. Ama ozetle dıyorum kı What goes around!
Yazacak çok şeyim var ama susuyorum. Gün bugün epey bir zor zihnim olanları kabul etmıyor edemiyor. Yitik insanlığın içinde yok oluyoruz. Nefes alamıyorum dugum dugum oluyor bogazım okudukca, gordukce ve dınledıkce ama gercek gunume derman olmuyor.
Gülüşleriyle fotografın karesini dolduran bu cocuklara ıyı bakın, 5 ay ıcınde ıkı ayrı bombalı saldırı düzenlenen Cumhuriyet'imin güzel başkenti Ankara'da hayatlarına tecavüz edildi geride onlara agıt yakan anne, baba, sevgili, arkadas ve simdiki zamanı yasayan ınsanları bıraktılar.
Sanırım birisi Ankara'da mayın tarlası oynuyor biz de yok yere stress yapıyoruz. Hava hiç olmayacak bir yerde söylenmiş kelimeler gibi bugun ve yitik insanlığın izinde bizim payımıza düşen kelime Fecaat yanı diyor ki ''Çok acıklı durum''
Bizde tabak boş gönderilmez diye o'na bir parça göndermiştim. O da bana ağzına kadar ''aşk'' dolu bir parça ile iade-i ziyarette bulundu. Parçayı actıgımda gozumun onune onla ilgili gelen tek şey sol taraftakı elmacık kemıgının az biraz yukarısında sağa dogru yanlayan hafıf kırmızılıgın ıcınde belıren o ''ben'in'' üzerinde ona masum bir öpücük kondurmak oldu. Ziyan olmasın sevgim ve aşk olarak kayıtlara geçsin!
Yaşını büyütebildiklerini astılar, Berkin o kadar büyük değildi vurdular. Insanlık tarıhınde hiç affedilemeyecek pek çok cinayet var ama ekmek almaya giden bir çocuğu 269 günde öldürmek, işte bunda teksiniz!
Seversiniz veya sevmezsınız ama ben sevıyorum Teoaman'ı
2008 veya 2007 yılı cok hafızamda yok ama yine bir sonbahar ve yıne Gümüşlük. Ikı masa ılerımde haşmet'de teoman oturuyor yanında nejat var işler olan ve o gün Erdal Eren'ın dogum gunu Teoman bardakı Mustafa'ya 17'yı aç dıyor belkı kafası guzel belkı degıl sonrası aysel'ın son bakısı calıyor bıramdan bır yudum alıyorum şimdi dusunuyorumda aradan gecen onca yıla ne cok kısının katılı oldu bu devlet! Yutkunamıyorum...
Kaktüsün geri dönme çabalarında tortellini suçlu çok ama tekke kapısı değil burası yüz süren geçsin, sonuçlarını bilerek hareket etmek lazım. Sabah sabah bre heeeyyt heheeheyt oldum köroğlu gibi.
Aradan geçen onca saat, gün, sanıye ve dakıka sonra bu koku onun kokusu ile iz bıraktım bır yerlerde. Yaşanılan olayların öznesi hatırlanmasada kokum bir sekilde hatırlattı beni ve kurtardı gizli özne olmaktan. Başın döner yaa hani kokusu her duyduğunda bir yerlere sinmiştir. Aklın adını bilmediğin bir uyuşturucunun etkisinde. Gözlerini kapat ve iç sesini dinle, iç sesini dinledikce uzaktan gelen yosun kokusu gibi donsun dursun ve konsun kalbının bır kosesıne bu huzur buna izin ver. Hayali bile yormuştu senı biliyorum ama ben bu hayali kurabildiğim ve kokumla beni hatırladıgın ıcın bile şanslı hisseder olmuştum kendimi. Neyimiz eksikti? Birbirimize en sevdiğimiz parçaları gonderecek kadar cömert, en sevdıgımız yemekleri bırlıkte yapalım dıyecek kadar özguvenımız tam yok artık bunu da bılıyorsan bu kadar benzeyemeyız heyecanını yasatacak kadar gerçektik ve en mühimi herkes kayıp yanını aramıyormuydu aslında?Şimdisi o enerjı maskemın altına gızlenıp, küçük kalbini ve kalbimi kanatlarımın altına alıp, hatırlamamaya çalısıyorum.Ve bazı parçalarını yine yine yeniden dinleyip, ne hissettiğimi tartıp, ne kadar tortusu kalmıs diye kontrol edıyorum.
Bugün zaman akmasa ve dursa. Yazacak çok kelimem var zihnimde ve kalbimde ama zaman benden yine çok hızlı bu burada dursun geri döneceğim bütün her şey gibi!
Akşam olunca tüm gölgeler kalkardı ve yine bir Cumartesi gecesinin kalbi hızla atıyordu. O da belki sarhostu ve neden attığını bilmeden atıyordu. Gerçek sesin her yükseldiğinde içimi titretiyor ve kalbıme doğru yanaşıyordu. Ilık bır bahar esıntısıne kapılıp uçmak kadar hafif. Uçucu bir seyler var nereye gıttı bılmem! Karıştı yarınım, dün bitti ve bugünüm tedirgin.
''Onur'' bu sabah işe gelirken bir kez daha çıktı karşıma. Anlamı en az hala kadar derin. İstisnasız her sabah karı koca, ya da sevgili ya da akraba ne olduklarının hiç bir önemi yok iki mülteci ile merhabalaşıyoruz param varsa para veriyorum yoksa başımızı bırbırımıze sallayıp uzaklaşıyorum yanlarından. Bu sabah yine oradayadılar ufacık bır mebla bıraktım kadın bana bakatı adam uatnıp gozlerını kacırdı ben gulumsedım kadın tesekkur ettı gozlerıyle ve parmağıyla 1 dak ısaretı yaptı ve asıl hıkaye orada basladı. Bir kağıda saraılı bir nazar boncuğu verdı bana ve kımden ogrendıklerını bılmedıgım ya da baskasının yazdıgı bır Turkce ıle Allah senı korusun ve şans senınle olsun yazıyordu. Gozlerım doldu, bogazım dugumlendı. Bu çirkin düzen, bu zavallı yöneticilik biçimi onların evlerınden, anılarından uzaklastırmıs olsada ruhlarına, kalplerıne ve ONUR'larına hiç dokunmamıştı. Insan sıfatının anlamı bir kez daha derim bir mana kazandı ve Onur dıyorum onur anlamı çok derin bir kelime!
Yazılarıyla tanışmam dıyıcem ama olmayacak yazılarını okuyormusum zaten kım olduğunu bılmeden. Ama edebi diline merakım onun benim tweetimi rt yapması ile başladı. Hangi gün ya da hangi yelkovan akrep yakınlıgı hatırlamıyorum ama ısmını hatırlıyordum bır yerlerden. Sonra bır de ne gorıyım pek sevdıgım dergının pek sahane editoruymus. Sonrası hikaye alısıla gelmıslıgın dısında değişti ve gelişti.
Bu ara zamanımın cogunu onun orada burada yayınlanan yazılarına, düşüncelerine ve yayınlamadan gonderdığı yazılarına heba etmek ıle mesgulum pek de memnunum bu halımden. Derginin Nisan sayısı pek bir efsaneli geliyor ve bu pek bir mımkembel!
O zaman onun sözleri arsive gömsün bu yazıyı:'' Karanlık adildir, çünkü herkesin gölgesi kendi içine düşer.''
Ben 20'li yaşlarımdayken sosyomat dıye bır sıte vardı. Oyle soylemek ıstedıklerını 140 karaktere sıgdırmak ya da paylaştıktan sonra kac lıke almıs acabalı gıbı durumlarıda hıc mı hıc bılmezdı. Efendime soylıyım bugun cok sevdıgım tum hayatımızı bırbırımıze actıgımız oyle sütyenın kopcasını acar gıbı degıl tum huznumuzu, sevgılılerımızı, acılarımızı, nefretımızi, sarhosluklarımızı bırbırımıze actıgımız bir sekoci vardı. Sonra sosyamat kapandı ve o guzel sosyomatcılar o güzel atlara binip birer birer gittiler. Sekoci bu yazıyı oku ve gel bul benı! O zaman, sen şimdi Sekoci'nın profil parcasını bızım ıcın soyle hypnogaja!
Bazen umursamazsın, bazen umursarsın, bazen de umursarmış gibi gözükürsün ki bu en kelek olanıdır ve bazı adamlar tüm ruhuna derman olacak kadar iyi müzik yapar ve sen susarsın.
Gelecekte görmeyi umut ettiklerin var ya, önceden gördüklerinin birer yansımasıdır. Şimdi birileri bu çocuklara oyuncaklarının ve umutlarının neden namlunun hedefi olduğunu anlatsın!
Neden her bir taksim günü Leyla Teras'da içilen bir cin tonik ile son buluyor. İçimdeki öfke sonunda gözyaşım olup aktı gitti ve zaman yine yenildi. İçim acıyor kalbim parcalamanmaktan un ufak oldu. Leyla'da otururken şu an iki kere beni teğet geçen ölümü düşündüm ölümümü düşündüm ne de güzel ıskalamıstı beni. Bu hayatımı görebilseydi yine terk eder miydi acaba beni yoksa tam 12'den hedeften mı vururdu bu sefer.
21 gün sonra 32 olacağım su karmaşık tutku çemberinde bir bar köşesinde cinimi yudumlamak benim payıma düşen ama yine şanslıyım jazz sesi çınlıyor kulaklarımda madem ölemiyoruz o zaman içelim!
Özümüzde ne kadar iyi insanlarız halbuki işin içine gönül işleri ve sex girmeyince ne de mükemmel kadınlar ve adamlar yaratabiliyoruz kendimizden. Bu bir hiçlik savaşı. Duymak istemediğimiz her seyi duydu kulaklarımız ve şimdi git buradan!
Eski sevgilinin yeni sevgilisi ile aynı barda denk gelmek. E dolaylı olarak eskı sevgılın ıle aynı barda bulunmak. Ufak bır selamlasma elımdekı ıckıye göz süzme,cin olduğunu fark etmek ve sonrası hafıf bır tebessum ile arka fonda Iron Maiden Wasting love melodisi ile gelen ''naber?''
Eskı sevgılımın yenı sevgısılısın barın diğer köşesinden umursamıyorum ama umrumdasınız bakıslarını yakalamam ve her seferınde benımle goz goze gelıp gozlerını kacırması. Ben olsam benimle bakışma yarısına gırmezdım ağır yenilgi. Bakışlarımdan ne anladı bılmem fakat ama lakin bizimkinden öyle filmlere konu olacak seni seviyorum ınanmıslıklı bir senaryo hiç çıkmaz yani anlayacağım aşk masturbasyonumuzu biz çoktan tamamlandık. Geride ne enkaz ne bir anı bulutu. Hayat güzelli, kuşlar uçuyor ve sen artık büyümelisin tatlı kız.