Ve yine yaşamaya çalışırken ölüyoruz!
Etrafımda ki herkesle kaygılı, öfkeli ve korku dolu gözlerle bakıyoruz birbirimize. Her birimiz ufaktan vasiyetlerimizi bile söylüyoruz. Dün bitti, gelecek belirsiz, şimdisi kaygılı. 10 Ekim 2015'de barış mitinginde Cumhuriyet tarihinin en ölümcül intihar saldırısı ile tanıştı bu ülke ve bu ülkenin başkenti Ankara.Oysaki BARIŞ'A kim bomba atabilirdi ki ?
Zihnimde Ankara pilli bebek, grizu, gölge bar, teras bar, Tunalı- Ulus, ucuz tuborg, tren garı, başkent expresi ve benım ıcın hayatımda tek parca besteleyen ve bunu sahnede bagırarak soylemekten hıc de cekınmeyen cokça Ceyhan CoŞkun'u getırıyordu. Dıyordı kı parcanın sonunda senı seviyorum!
Onu özlüyorum, onu cok özlüyorum.
Mevzudan hemen bır u donusu yapıp asıl mevzuya sapıyorum yeniden!
Ardından 17 Şubat ve 13 Mart Ankara patlamaları! Tak, isid, pkk ya da adını hıc bılmedıgımız başka bir terör örgütü kımın neyı ustlendıgı bılınmez ama daha kaç insana mezar olacak bu ülke sanki 80 öncesi, arkadaşlarını öldürüp solcuların üzerine atan siyasal öğrencilerin taktiği gibi!
Ankara patlamaları arasına ve sonrasına ıkı Ist.patlamasını tıkıstırmayı başardı bu cırkın zavallı yonetıcılık bıcımı 12 Ocak Sultanahmet ve 19 Mart ıstıklal cad. patlaması kavgalar yıne kansız bıtmedı ve cok utanaraktan yazıyorum bunu ölenler musluman olmadıkları ıcın sevındırıcı soylemler bıle soylendı.
Türkiye tam bir bok çukuru ve bu bok cukuru ülkede sevdıklerımızle Cumhurıyet'e sahıp cıkmaya calısan , din, dil, ırk ayırt etmeden kendımızı anlatmaya çalışan ve kendımızce yasamaya calısan guzel kalplı ınsanlarız biz. Tesadüfen orada degıldık, tesadufen sevdıklerımız ıyıydı ve tesadüfen yasıyoruz ve daha ne kadar yaşarız bılınmez.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder