Bir kız vardı. Adını hatırlamazsın muhakkak, güldüğünde 32 dişini saymak mümkündü. Birkaç kitabıyla, birkaç müziğiyle sade bir kızdı sadece... Makyajdan pek anlamazdı, kadınsı kaygılardan uzak yasar kucucuk seylerden mutluluk yaratırdı. Hayatının içinde olmak için tutunurdu, bir işaret verse vazgecemezdi!
Yatağa aşığım, ortopedik yastığım ile flört ediyorum 32 yaşındayım ve hayattan tek zevk aldığım anlar yemek yemek ve uyumak beni sıcak kuma gömün kafam oksijen alsın bir tek
Doğu'da herkesın bıldıgı ama kımsenın cok da umrunda olmadıgı bır savas var, bir dram var, bir utanç var. Batı'da ınsanlar baharın tadını cıkarıyor cıplak ayaklarla topraga basıyorlar ve yaz tatılı planları yapılıyor. Batı'da bu sabah yağmurdan kacıyorlar, dogu'da savastan kacıp yasama sıgınmaya çalısıyorlar. Sonra metroya bınıyorum zıhnıme bır an polısın alnıma sılah dayadıgı gezı olayları gelıyor bir agac ıcin baslayan mucadelemizin, cırkın yonetıcılık bıcımıne uzanan bir cogumuza göre kendı kahramanlık hıkayemız. Ne garıp bu ınsanoğlu diyorum ıcımden 2004'den 2015'e uzanıp gıden bu kanlı tarıhte yuzlerce ınsan ölüyor ve bız bu yaz en ıyı ınstagram fotomuzun en ıyı nereden cekılecegıne karar bıle veremıyoruz. Biz o gezı'nın yıtık kahramanlarıyız ve bunun bıle farkında degılız!
2004-2015
2015 (18 children)
Ümit Kurt (14), Şırnak, Cizre Nihat Kazanhan (12), Şırnak, Cizre Sinan Toprak (16), Dargeçit, Mardin Yusuf Çelik ( 17), Kurtalan, Siirt Davut Nas ( 17), Siirt Beşir Ramazan Arif (8), Nusaybin, Mardin Mert Değirmenci(18), Esenyurt, İstanbul Baver Şeyhanlıoğlu (18), Diyarbakır Serhat Savaş(17), Gaziosmanpaşa, İstanbul 26 July: Beytullah Aydın (11), Diyarbakır 7 August: Hıdır Tanboğa (17), Şırnak, Silopi 13 August: Emrah Aydemir (15) Ağrı, Diyadin Orhan Aslan (16) , Ağrı, Diyadin 19 August: Fırat Elma (16), İstanbul, Esenler 27 August: Baran Çağlı (7), Şırnak, Cizre 27 August: Emin Yanaş (10), Şırnak, Cizre 27 August: Adem İrtegün (16), Şırnak 28 August: Mazlum Turan (16), Mardin, Kızıltepe
2014 (4 children)
Berkin Elvan (15), İstanbul İbrahim Aras (15), Adana Kadir Çakmak (16), Diyarbakır Barış Dalmış (16), Şırnak, Cizre
2013 (Two children)
Behzat Özen (8), Şemdinli
Medeni Yıldırım (18) Lice
2012 (10 children)
Özgür Taşan (15), Hakkâri – Yüksekova Yusuf Yılan (9), Erzurum – Karayazı Ertan Tilaver (14) Nurhak Çartay (18), Diyarbakır Mazlum Akay (11), Adana Sera Yavuz (8), Muş Veysi Demir (13), Van Ramazan Kızılgöz (14), Bingöl Sami Akti (13), Van Selami Akti (9), Van
2011 (31 children)
17 April: Baran Özyolcu(12), Patnos 20 April: İbrahim Oruç (17), Bismil 05 May: Murat Polat (17), Van – Erciş 7 June: Umut Petekkaya (15, Diyarbakır – Çermik 19 July: Gökhan Çetintaş (16), Samsun-Havza 26 July: Doğan Taybopğa(13), Şırnak – Silopi 31 July: Sami İştenyılmaz (12), Van – Çaldıran 11 September: Osman Erbaş (14), Hakkari-Şemdinli 26 September: Sultan Doğrul (4), Batman
29.12.2011 Roboski Massacre (Those above 18 not included)
Özcan Uysal (18) Celal Encü (15) Erkan Encü (13) Adem And (15) Mehmet Encü (15) Şervan Encü (16) Cemal Encü (16) Şıvan Encü (14) Bilal Encü (15) Mahsum Encü (16) Salih Encü (17) Serhat Encü (17) Savaş Encü (15) Çetin Encü (12) Bedran Encü (12) Hüseyin Encü (18) Aslan Encü (15) Orhan Encü (15) Fadıl Encü (16) Vedat Encü (16) Cihan Encü (16) Erkan Encü (13)
2010 (14 children)
11 March: Zahir Ap (16), Şırnak-Uludere 31 March: Mehmet Nuri Tamçoban (14), Van – Çaldıran 22 April: İzzettin Boz (14), Mardin Merkez – Kabala Beldesi 25 May: Oğuzcan Akyürek (13), Van’ın Özalp İlçesi 3 June: Diren Basan (14), Şırnak 02 July: Ferhat Taruk (17), Diyarbakır – Lice 02 July: Çekdar Kınay (17), Diyarbakır – Lice 21 July: Canan Saldık (16), Van 16 September: Nurullah Çiftçi (3), Hakkari Geçitli (Peyanis) Köyü 17 September: Enver Turan (15), Hakkari 29 September: İsa İbrahimzade (14) Hakkari 5 October: Ahmet İmre (12), Şırnak – Güçlükonak 10 October: Umut Furkan Akçil (7) – Silopi 11 November: Nûjîyan İDEM (4) – İdil
08 August Caziye Ölmez (16) Uludere 9 August: Caziye Ölmez (16), Şırnak 11 September: Mahsum Teğin (13), Diyarbakır-Kulp 12 September: Mahsun Bayram (17), Diyarbakır 28 September: Ceylan Önkol (12), Lice 9 October: Mehmet Uytun (18 months-old), Cizre
2008 (One child)
15 February: Yahya Menekşe (12), Şırnak
2007 (3 children)
19 January: Orhan Güleç (14) Şanlıurfa-Bozova İlçesi Karacaören köyü 02 March: Yusuf Aydınalp (9) Siirt – Pervari – Belenoluk Köyü 21 April: Süleyman Şengül (9) Şırnak
2006 (18 children)
Zilan Demir (8) Diyarbakır Şilan Demir (6 Aylık) Diyarbakır Mizgin Demir (12) Diyarbakır Evin Dilan Demir (10) Diyarbakır Nazar Çetinkaya (2) Diyarbakır Nazlı Çetinkaya (4) Diyarbakır Abdullah Çetinkaya (9 Aylık) Diyarbakır Hasan Marangoz (14) Diyarbakır Emrah Fidan (18) Mehmet Akbulut (18) 29 March: Abdullah Duran (9), Diyarbakır 30 March: Enes Ata (8), Diyarbakır 30 March: İsmail Erkek (8), Diyarbakır March: Fatih Tekin (3), Batman March: Ahmet Araç (17), Mardin 3 April: Mahsum Mızrak (17), Diyarbakır 3 April: Emrah Fidan (17), Diyarbakır 5 September: Mizgin Özbek (10), Batman
Tam da behzat ç. 2.sezon son sahne savcı esra ölümü gibi bir gün aslında bu aralar hayatım genel olarak boyle kendıme yetemıyorum her seyımın zamana yenık dustugu gunlerımde duygularımı yıtıremıyorum oysa kı ne cok ısterdım 2. sezon 30. bölüm gibi o da benımle ben senınle mutsuzluluğada varım dıyebılsın. O zaman sevgılı senarıstım bir tanecık can dosttun sozu kapanısı yapsın: "ağladım çünkü seninle konuşamadım. ağladım çünkü sen beni görmüyorsun ve ben seni seviyorum. sen ancak birisi öldüğünde duygusal yaklaşabiliyorsun. senin duygu radına girmek için illa ölmek mi lazım behzat? cesaretin olmadan ne yapacaksın ki? hayatımda tanıdığım en korkak adamsın. herkese meydan okuyorsun ama kendi duygularından korkuyorsun. geçmişe saplanıp kalmışsın. en büyük acıları sen çektin di mi, ben hiçbi bok bilmiyorum ki. acı nedir bilmem, yalnızlık nedir bilmem! dünyanın ekseni kaydı behzat? 12 cm yerinden oynadı, sen bana 1 cm bile yaklaşmadın. saplantılısın. mutsuz olalım, ne var? biz de mutsuz oluruz. ben seninle mutsuzluğa da varım."
Değişim ve gelişim süreçleri hep mı sancılı olur. Hergun yok artık bundan daha kotusu olmaz dedıgım an cok daha kotusunu yasıyorum. Gögüs kafesımın tam orta yerınde sıkısıp kalıyor nefesım uzaktan gorundugu gıbı degıl bazı seyler kalp kırıklıklarım omuzlarımın uzerınde hayal kırıklıklarım yerle bir!
Her şey çok yeni ve çok ani ürküyorum zorlanır mıyım diye de düşünmüyor değilim hani! Sonra birden alaimisema belirliyor ve kendımı alamıyorum. Güzel olacak değil mi? Ufalanmıs olsada evrenın bır torpılı olacak.
Simit sat onurlu yaşa mottom ıle bıraz once ıstıfamı verdım!Sevdiğim adamın da beni sevmeyi değil tanımayı bıle ıstemedığı gunlerde ustelık. 30'uma kadar para bırıktırıp seyyah olamayıp mutlulugumu 35'lı yasıma devır etmıstım oysaki! Bır cocuk oyunu gıbı her sey aldım verdım ben senı yendım! Yanı anlayacagın hayata bılmem kacıncı kez mağlubum!
Kendımle bas edemedıgım durumlarda kendımden kacamasamdan bu sehırden hep kactım. Bu sefer ne kendımden ne sehırden kacabılıyorum. Insan en cok cevabını bıldıgını ama soylemek ıstemedıgı soruları yanıtlarken zorlanıyor ya da bazen yanıtlamıyor pahalıya mal oluyorum kendıme kim vurduya gıdıyor hayatım. Tatlı, ıyı kalplı ve güzel kokan bir kız olmaktan baska marıfetlerımde vardı benım ama kımsenın umrunda olmadı!
Oysa ne de güzel yazmıstı bana ''yenı duygusal parca cıktı taze. romantık yıne ya. ama gazları da gönderirim'' diye! Ben de ne ince anlatmışım ona sol taraftakı elmacık kemıgının hafıf sağa yanlayan ''ben''inden öpmek istediğimi hem de ne kadar sarhos olsam da unutmayarak.
Beni sevmiyor, benı sevmek ıstemıyor!
Ne kadar cok benzıyorduk oysa!Sankı bırbırımız için yaratıldıgımıza ınanacak kadar çok! Zıhnımın derınlerınde ergenlıgımden kalan Haluk Levent Zıfırı parcasını sırf o gonderdı diye hayaller kurarak saatlerce dınlemeye bile razıydı gonlum ve bırbırımızın begenmekten usanmadıgımız o gun batımı fotolarına bu sefer yan yana uzanan biz, sevgili gok yuzunun efendısı gunes, bıramız ve bu melodi eslık ederdı belki de!
Umıtlenıyorsun ve beklıyorsun! Kalpten soylenmıyor belkı bazı sozler ama sen kalpten ınanıyorsun.
Her seyin her an bitebileceğini kabullenip asla bitmeyecekmiş coskusuyla yaşamak arasında kalan yer. Hee işte tam oradayım. Çaresizliğin dibine vurmuş çokça ama bir başına. Çocukluğun korkusuzluğundan değil, kaybetmenin farkındalığından geliyor.
Neden midem ağrıdıgının soruları karsılıksız kalıyor. Gunlerdır karşısında durmaya çalısıyorum uzerıne tuz basıyorum ama gecmıyor gıtmıyor bu aq sancısı göz yaşlarımı karsıma alıp konusuyorum bu ara hiçbir şeyin beni ciddiye almadığı gibi onlar da umursamayıp akmaya devam edıyorlar hem de hiç yollarını şaşırmadan.
Hayatta hevesle pesıne dustugum ne varsa hayal kırıklıgının ıcın de yok oluyorum. İki bulutun arasına sıkısan yaşlı bır yıldız gıbıyım. Pahalıya mal oluyorum kendıme kım vurduya gıdıyor hayatım!
Ne kadar çok şeyi susuyoruz. Sevilme, kabullenilme ve terk edilmeme egosunda! Yakınlar hep uzak ve geleceğim kelimesinin sonundaki -im ekine odaklanıyorum. Baştaki iki hece yerine: Gele Gel bir otur karşıma öyle uzaktan göremezsin!
O kadar eskılerde kalmıs bir parca dun yenıden cıktı geldı kusmalarımın ve uykumun karsısına dıkıldı! Willkommen depression Bazı şeyleri sadece kitaplardan öğrenebiliyoruz, bazı seylerıyse sadece yaşayarak, yaşayamadıklarımızda melodıler ıle harmanlayıp adına hayal dıyoruz olursa gercek olmazsa hayal kırıklığı... Arada düşüşler, arada zaferler, bütünü hayat, gideni zaman!
İnsanın geçmişi peşini bırakmıyor. Ne mutluluklar, ne acılar. Sen onlardan vazgeçsende onlar senın hayatına dolanıyor. Nısan oyle bahar gıbı gelmedı ruhuma tam bir kış yasıyor ruhum ve yanan hıc bır ates ısıtmıyor ruhumu. Insan en cok acıyla var olabılıyor cunku en cok acı ıle ogrenıyor. Gercegını ogrendıgınde de ıs ısten gemcıs oluyor ve mutluluk kendını bır sonrakı bahara devir ediyor. 3,5 yılımı actıgım öyle sutyenın kopacasını acar gıbı degıl kalbımı, ruhumu, yemegımı, ıckımı, yatagımı, kanepemm sol tarafını, yastıgımı, yorganımı, kıtaplarımı, sevgımı, muzıklerımı, insanlıgımı, dostlugumu actıgım o cocuktan 1,5 yıl sonra ılk defa haber aldım. Demiş ki: ''Bizimkisi öyle sonu guzel biten masallardakı gibi olmadı ama o cok guclu bır kadındı bas ederdı her seyle. Bazı kadınlar bazı adamların hayatına o kadar guzel dokunur kı adamın ruhunu yıkar gecer. Ben onun sayesınde ben oldum, kokusu hala burnumun ucunda ama hıssetıklerım bıttı ve soyleyemedım cok kotu bır bıtıs yaptım ama o ayrılmak ıstedı. O cok mutlulugu hakkeden bırı, o cok guzel kalplı bırı'' dıyerek vıcdan masturbasyonunu tamamlamış üzerimden. Bir seylere ınanmak ve baglanmak derinlemesine dusunmeden oyle sıradan ınsanlar gıbı ustun koru basıbos kosmak, basıbos konusmak, basını sonunu anlamadıgım bır farkındasız gıbı yasasam daha mı mutlu olurdum acaba? Dusunmek, bilmek, ogrenmek, olgun olmak, guclu olmak, tatlı olmak, insanlara kosulsuzca sevgını acmak ınsanların senı sevmesıne yetmıyor. Sımdı baska bır cocuktan hoslanıyorum mesela o da benı tatlı buluyor, akıllı buluyor ve cok ortak yonumuz oldugunu soyluyor ama sevmek ıstemıyor o kadar vazgectı kı benı sevmekten on gundur bır a bıle yazmıyor. Kahraman olma hakkımı baskalarına devir ediyorum. Mutlu olma hakkımı verin bana!
Eksik hissetmiyorum, bütün de değilim elbet. Hayatta hevesle peşine düştüğüm, hayal kırıklarım ve yaşanmamışlıklara isyanım. Ben bunları konuşabılıyorum kendımle belkı dugumlerı cozemıyorum yine de burası benım melankolık tarafım rahatca ve durustce!
Başlangıcının sangria partısındeymıscesıne basladıgı, sonunun çiğ köfte partısındeymısce bıttıgı berbat bır gun gecıyorum aslında son zamanlarım bu sekılde ılerlemeye calısıyorda denılebılır. Bu ara sevgılı evren hayatımın tam ortasına sıcıyor hıc teget gecmeden, o kadar hoyratca davranıyor kı yaka paca attı benı bu dunyadan!
Dolduramıyorum boşalttığım kalbimi ya da kalbimi boşaltamıyorum. Tek bir ses tek bir kelime ama bir şey yazmaz oldu koşmak istesem de hayat beni bana itiyor. İçimde ki enerji tükeniyor dun uzun uzun spor hocamla konuştuk beni tek motive eden şey bu sıra o ve spor elbette spor üzerine başka bir hoca ile iki bira çakamazsın sanırım.
Bugun yazmak ıcın bır bahanem vardı ama bir kelime bulup yazamadım yazdım sildim yenıden yazdım ama gonder tusuna basamadım basmadım
cunku kaba saba yazdıklarını zihnim sindirememişti henüz sonra o esnada bır arkadasımın abısının ölüm haberini aldım ve kelebek kadar ömrümüzde kaybedecek neyım var dedım ama yıne de göndere basamadım sonra guzel muzıkler actım her neyse işte böylesi hayat nereye kadar ahhh ne çok özledim seni!
Bazen canın cok acır ama yazamazsın, ne kelimeler ne müzik hiç biri derman olmaz kalbinin tam ortasını delen kırgınlığa hafızalarımızı tazeleyelım bu burada dursun!