29 Aralık günü yazmaya çalışmışım ama yarım kalmış yine de ErcaN'ım mEhmet Erdem'e haksızlık edemem o yüzden kalmış olduğum yerden yola devam...
Çok acayip, bir yıl bitip yeni bir yıl başlarken insanların tüm bir yılı gözlerinin önünden gecıyor. Herkes kendı senaryosunu izliyor bir bakımada diyebiliriz.
Dün Ot Dergisi okurken farkındalık yarattı yıne Ercan Mehmet Erdem'im ''Benim hiçbir zaman kendim gibi zevkleri olan insanları bulmak, sevdiğim filmleri izleyen insanlarla takılmak gibi dertlerim olmadı. İnsanların zevklerinden çok, neye dertlendiklerine önem verdim. Meselesi olan insanlardan bahsediyorum. İnsanın özünde barındırdığı duygular bana doğru geliyor.
Bugün yeni bir yılın ılk gunu!
Insan güzel seyler yazmak ıstıyor umutlu boyle ne bılıyım daha mutlu belkı ama ülkenin ıkı yakasında yaşanan hadiseler bunu dusunceyi geri itiyor.
Dogu'da ınsanlık dramı yasanırken, batı'da bunca coskuyu zıhnım almıyor. İnsanlar ölüyor! Din,ırk,kadın,erkek, sivil, asker, coluk cocuk demeden bedenlerini hiç ummadıkları an da bir mermiye heba edıyorlar ve hayallarıyle birlikte bir toz bultuna dönüşüyorlar. ne için ve kım ıcın?
Zihnimdeki kıvrılmalara ayrılmış o patika yolları kimse anlamıyordu. 5 yasındakı cocuklar ıcın bıle can yeleklerı vardı ve savaştan kaçmış ınsanları hiç kimse sevmiyordu.
Bu çirkin düzen, bu zavallı yöneticilik biçimi büyüklerden bize hediye ve işin bir diğer zihnimi yoran yanı her yerde polisin var olup, hiç bir yerde adaletin olmamasıydı.
Batıda derbi heyecanı, doğuda katliam...
Hiç unutmam, hiç unutmam, hiç unutmam, hiç unutmayın!
İnsan nasıl direnir başka, hiç unutma...
Turgut Uyar
Acının fotografı tarifsiz!

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder