16 Haziran 2016 Perşembe

16:30 Bostancı-Burgazada Vapuru

Gecesinde yağmur yağmış, tatlı bir meltem esintisiyle içimin ürperdiği yazdan kalma bir Pazar sabahı. Denize yaklaştıkça yosun ve toprak kokusu sarıyor burnumu ciğerlerimden kalbime kadar içime doluyor. Sözleştiğimiz gibi 16:30'da Bostancı- Adalar vapur iskelesinde pır pır eden kalbimin ritim sesiyle bekliyorum dalga sesleri kalbimin ritmine eşlik ederek muazzam bir harmoniye dönüşürken kafamı sola dogru cevırıyorum sol elıyle gozunu ovusturarak bana dogru gulumseyerek yürüyor güneşin yüzüne vurmasıyla elmacık kemıgın uzerındekı benınden her seferınkınden daha cok opmek istiyorum o an. Birbirimize hoşcakal demeden öpüştüğümüz o an gıbı dejavu oluyor.

Vapura doğru yan yana yürüyoruz, parmaklarım eline çarpıyor kalp atışlarımın ritmi tatlı bir aşk melodisi ile atmaya başlıyor. En uç köşeye oturuyoruz, yesıl kulaklıgımın r kısmını ona uzatıyorum, ruzgardan ucusan saclarımı duzeltıyor o naıf elıyle. 

12 Haziran kalpazankaya planının deniz yolculugunu boyle hayal etmıstım taaa kı o sabah uykudan çapak çapak olan  gözlerim, kalbim yine naif çırpınışını yaşarken, klavyesinden çıkan her kelimenin ciğerlerime batıp, nefesimi tutup titrek ellerimle yine canımı acıtır dıye korkarak okudugum ''Başım ağrıyor, planı iptal edelim msjına kadar. 

Denizlere bağırmak, içimdeki bu duyguyu çıkarıp, dalgalarında boğsun, götürsün başka kıyılara cesedi istedim. Kırık hayallerimi sakladım yıkıntılarımın arasına, her şey kapkaranlık bir ana gömülmüştü ölüm gibi bir sey olmuştu ama kimse ölmemişti. Bazı şeyler acayip oturuyordu ıcıme, 3 gece 4 gundur bu parcayı ona gonderememek ahhh...


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder